31 Aralık 2011

Coldplay - Paradise

2012'den büyük büyük şeyler istemiyorum. Hayatımın ayrıntıları güzelleşsin yeter , ben evi arabayı alırım :]
veeee bu da yeni yıl hedayesi :] hayatınızda izleyen kişi sayısı kadar güzellik olsun .



27 Aralık 2011

* dünyadan yedi milyardan fazla insan var, ülkem bilmem kaçıncı saat diliminde, izmirin yüz ölçümünün dünyaya oranı bilmem kaç nokta kaç, evin okula uzaklığı 15-20 dk, bölüm derslerimin ortalaması yetmiş küsür , ... .
 * arkadaşlarımla gülme kapasitem artı sonsuz, alsancağın mutluluk oranının limiti moralim sıfırken bile artı sonsuz, ev arkadaşımın güzelliği artı sonsuz, en sıkıcı derste bile gülebilme ihtimalim artı sonsuz, çevremdeki kötü örneklerin iyilere olan faydası artı sonsuz, ... .

* sonuç olarak; hayatında buna benzer oranları olan varsa çıksın karşıma :]


24 Aralık 2011



çimenler fillerle de güzel 
kalbin korkularıyla cesur 
firarlar yakalanmak için 
ihanet aslında sadakatin tavrını sever 

elinde bir paslı makas 
kestikçe  zaman uzuyor acının saçları 
hatırlayarak yaşamak boynumuzun borcu ama 
ölürdün unutmasan 

kaybederek çoğalırsın 
gözyaşının rahmeti can üstüne 
uzak bir deniz kıyısında 
kendi yara kabuklarını yar ederek kendine 

ah nice kez üzecekin 
gördüğünün zahmeti gönül üstüne 
uzak bir çigan masalında 
çayda kederli çıralar tüttürerek 
barışırsın ötekinle 
ki yalatır o 
sen tükürürsen...

*

23 Aralık 2011

harfi harfine doğru olduğunu düşünmekteyim.
-
İşi çözdüğüm kadarıyla insanlar hayatlarının ilk yarılasında yaptıkları hataları  son yarıda [özellikle belli bir yaştan sonra]  ödüyorlar.Belki aldıkları ahları, üzdükleri insanları değiştirdikleri yaşamları , batırdıkları umutları, ... bilmeden, anlamadan ve  değiştiremeden; kendilerini günahsız, doğru ve masum sanarak bu hayatta kötü bir şekilde sona yaklaşıyorlar. Belki de bu yüzden huzur evleri içimdeki acıma duygusunu ya da şefkati kabartamıyor. Kötü şans diye bir şey tabiki var ama bunun yanında kötü seçimler de var.Belki de  onları öderiz uzak yaşlarda  ve bir insanın cehennemde yaşadığını görmemiz için  çok uzun bir yolculuk yapmamıza gerek kalmayabilir . 

4 Aralık 2011

insanlar geliyor geçiyor çevremden, bir şekilde aynı masaya oturuyoruz, tanışıyoruz, içiyoruz, gülüyoruz, oynuyoruz, ...  bir kısmı neydim ne oldum havalarındalar bir kısmı gerçekten insan; bir kısmı sadece beden , oksijen tüketiyor bir kısmı gerçekten beni ben yapıyor . hayat akıyor, dersler geçiyor ve ben bir şeyleri tutamıyormuşum gibi geliyor. önceden güldüğüm kadar içten gülemememi o bedenlere borçluyum  ama bu ayrımı yaptıranlarda beni ben yapanlar . hayatıma giren herkes bana bir şey gösteriyor bir taraf kötüden ders aldırırken diğer taraf kıymet bildirmeyi minnettarlığı ve aynı zamanda diğer tarafa saygı duymayı öğretiyor. ben büyümeyi reddediyorum ve her zaman için o ipek olarak gerçek arkadaşlarımın yanında olmayı seçiyorum . sadece yaşamın tadına varıyorum ve bunu yaparken yanımda hep o özel insanların olmasını istiyorum . hiç keşkem yok ama izmirde çok iyi ki biriktiriyorum ve bunu sağlayan büyük küçük herkese bir şeyler borçluyum. güzel olan çirkefle anlam kazanıyor siyah beyazla, tatlı acıyla,  iyi ki hayatımdaki herşeyi tanımışım ama bazılarınız tanıdıktan sonra uzak olsa da olur kasmanın anlamı yok; bir gün beden olmaktan kurtulabilirsiniz umarım .

15 Kasım 2011

-az tanıdığım birine yatıya gitmek istiyorum . böyle özenle hazırlanmış yataklarda yatmak, güler yüzlü kahvaltılar,   yeni insanlar, değişik bir ortam istiyorum.
-bildiğimi düşündüğüm sınav olaylarını gerçekten biliyor olmak istiyorum.
-içim patlamadan dilimin altındaki baklayı çıkarmak istiyorum.,
-I want to finish my english course tomorrow, not next week.
-kahve fallarımında tutan bütün dileklerim artık olsun istiyorum.

22 Ekim 2011

yeni aldığım  topuklu ayakkabının nezninde o kaddar laf ettiğim tüm topuklu ayakkabılardan özrü bir borç bilirim. ayrıcaa bu benim büşra adlı gaz verici arkadaşımı bana verene şükrederim .  günah çıkarma saatim doldu galiba .

25 Eylül 2011

belki otuzumda belki doksanımda belki bu dünyada belki rüyalarımda belkide hiç bir zaman  ama mutlaka hayatımın bir döneminde böyle bir cafe sahibi olucam . tabelada -ütopya- yazacak çünkü sadece ütopyalar güzel ve bizim kurduğumuz ölçüde güzel ve insan ütopyaları kadar var. hayatında ütopyalarında yaşayabildiği kadar güzel yaşayabiliyor .

23 Eylül 2011

3 hafta sonra REDD konseri var . gennşşlikk akaaarrrrr bee :))

22 Eylül 2011

ben burda neyin paşindeyim sen orada ne yapıyorsun? ne ara geçtik de ayrıldık o yol ayrımında? nasıl göremedik bu kadar farklı olduğumuzu? ben çok saftım da sen mi çok iyi oyuncuydun ? anlamıyorum anlayamayacağım hemcinslerimin bir kısmını. yanındakinin senin sahibin olmadığını savunurken  tasmasından kurtulmadan kendine ait cümlelerle savunamaman bile aynaya bakmak için bir sebep değil midir ? ben duyunca içim şişerken sen yaşarken hiç mi daral mıyorsun ? ne olmaya gelmiştin ne oldun hiç düşünmüyor musun ? içim acıyor ama kendi ahmaklığıma, verdiğim değere .daha ne kadar tiksindirtceksin kendinden beni ?
ve adın geçtiğinde hissettiğim büyük ?

21 Eylül 2011

her gün yeni birileriyle tanışıyorum. çoğunun adını bırak yüzünü hatırlayamıyorum. hepsinde bir çaba tanışalım kaynaşalım iyi arkadaşlar olalım birlik olalım; neden ? bırak ben seni gittiğim bir sinemadan biliyim, söylediğin iki cümle kalsın aklımda ya da ne biliyim kokun kalsın bu ad/ün/nam çabası ne ? olmadığın sahte kimliğini aklımda tutsam ne yazar sen o olmadıktan sonra ?

20 Eylül 2011

hiç büyük beklentilerim olmadı hayatta . koca yaz eylül gelicek hafif yağmur ya da serin hava eşliğinde boynumda her gün değişik bir şal ayağımda sevdiğim spor ayakkabım kucağımda ders kitaplarım okul yoluna düz gideceğim günleri bekledim . bulduğum tablo; 29 derece havada bu gün neyi daha az giysem diye düşünüp okulda ilk hafta ders olmadığını öğrenişim olunca tabi ilk günlerde olsa çöktü yani moralim . nerde bu rüzgar nerde bu derslikler sorarımmm nerdeeeeeee ?

14 Eylül 2011

bazen bir dakika erken uyansam ve o gün işlerini bir dakika  erken yapsam hayatımda neler değişirdi diye çok merak ediyorum . ya da dungeon'ın ordan değilde  hükümet konağından geçsem kimi görürdüm . çok fırsat kaçırıyorum belki , belki de farklı şeyler seçe seçe buraya geldim peki ileride ne olacak ? işte onu köpek gibi merak etmekteyim . bir cin bulsam ilk sorum budur , burdan da tüm cinlere duyurulur .

12 Eylül 2011

ikisi de karşımda hayatımın iki anlamı, iki farklı yolu,  iki farklı cinsi  ve tek anlamları . biri kardeşim diğeri büşra
-onun bir tanımını bulamadım bu kafayla-  onları tanımadan dünyadan göçen insanlar var. çok acıyorum kendi adıma çok seviniyorum bencilim çünkü mutluyum  ve karşımda oturuyorlar . ve onlar ve ben değirmenlere karşı her ne olursa  hiç fark etmez  . hayat onlarsız çekilmez uzağımdayken mutluyken nasıl olurlarsa öyle hallerinden memnunken  hep olsunlar . iyi ki varlar .

10 Eylül 2011

 o kadar sözler yazılmış ; etme bulma dünyası, eden bulur , what goes around comes around, ......... hiç mi düşünmez insan hiç mi bakmaz aynada kendine hep mi karşı taraf suçlu 
??????????????????
~ bir hayat resmidir ya avucumda büyüttüğümm... ~

3 Eylül 2011

çok karışık buralar her şeyden biraz var bir benden eksik . herkes haklı bir ben suçlu . herkes mutsuz bir ben mutlu . bir boşaltsam içimi alıcak kişi yok . insan aynı anda iki zıt duyguyu yaşayamaz yaşamamalı . nefret ederken haklı çıkarmamalıyım kimseyi, gözlerimle gülerken içimden sövmemeliyim ya da sıkıca sararken içim ve kalbim uzaklaşmamalı . bu kadar kaçmak isterken buradan aradığım düzen bu olmamalı . herkesi sorgulayıp sonunda kendimde suç bulmayacağım bir yer itiyorum içimi açıp yanında katılana kadar gülebileceğim biri var ama ben aç gözlü bir insanım daha fazlasını ve arkada bıraktıklarımı da istiyorum . ben mutlu olduğum yere gidiyorum ama bir parçam arkada kalmasın, herkes kendi diyarında mutlu olsun, ve kimse birbirini gereğinden fazla sevmesin  . ütopyalar bunun için güzel

31 Ağustos 2011

budursunburdaelbetbirgünlazımolur
ben bu sayfada yasaklamakyasaktırla beraber adam kesiyorum, insan haklarını gasp ediyorum, düşlerinizle oynayıp umutlarınızı yok ediyorum bu yüzden sayfaya girişte tehlikeli içerik uyarısı çıkıyor dikkat edin de dış dünya o kadar mükemmel ve harikayken benim dünyam size zarar vermesin .
ayrıca burada değil ama gerçek dünyada yolunda gitmeyen şeyler var !!!

29 Ağustos 2011

kocaman kocaman kahkahalarım oluyor bazen ama o kadar yüksek o kadar yapma o kadar büyüklerki bir anda ortamı değiştiriyorlar insanların istediği şey oluyorlar ; kimine göre eksik olan mutluluk kimine göre içinde patlayan duygular. ben o kahkahayı attıktan sonra hayat onlar için kolaylaşıyor ama benim içime oturuyor bu sefer o kahkaha . tabii ki hemen büşraya bir  telefon sesini duyup biraz dikkatimi dağıtıyorum sonra yine devam. bir gün dayanamayıp büşrayı aramıcam ve içimdekileri kusucam . sonra ne suratlarına o rahatlıkla bakabilcem ne de buraya bir daha gelmek isticem . çözemiyorum neden geçmişi bu kadar peşlerinden getiriyorlar ? ya da neden unutkanlıkları tutmuyor zaten  ömrün geçip gitmiş yarışınca savaşınca sen mi kazanıyorsun ? ilgisiz kalınca takmıyormuş gibi yapınca oluyor mu ? yaşlıların genç taklidi yapmadığı kimsenin bir birine oyun oynamadığı bir yaşam düzeni talep ediyorum veee tüm bunların sonunda o zaman şarkıı söylemek lazım avazzz avaaaaaz moduna bağlayıp bende onlara bu şekilde işkence ediyorum aslında kınadığım şeye dönüşüp evrimimi tamamlıyorum .

22 Ağustos 2011


...
hiç aç susuz yaşamadım ki
hiç parasız pulsuz kalmadım ki
hiç aşksız sevgisiz olmadım ki
NEDEN NEYE KİME bu özlem ?
...
#gelecektekisevgilimenot  canımın içi giderken o sevgini nefrete dönüştürüp ademoğlundan tiksindireceksen gelme, kal olduğun yerde .

18 Ağustos 2011

Sibylle Baier I Lost Something in the Hills

dursun buralarda bir yerde unutmayalım kenarda köşede
       her ne kadar annemin çamaşırlarımı yıkamasını özledim desem de asıl özlenen o çamaşırlardaki annekokusu
geçen hafta sonu çok eğlendim kiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii-çok! sevdiğimiz bir arkadaşın i leri bunlar-
gülmekten ağzım kalıp kalıcak diye çok telaşlandım ama büşranın beni soktuğu şoklarda kalmadıysam gülerken hiç kalmam diye düşünüyorum .  insanın arkadaşları olması onarın art niyetsiz saf eğlenceyle dolu olmasının ne kadar güzel bir şey olduğunu bir kez daha fark ettim . ne diyim çevremiz samimi insanlarla dolsun; hepsi bir tane benim için  :*

12 Ağustos 2011

tek bir arkadaş yetiyor bana yılların ne kadar hızlı  geçtiğini hatırlatmak için . neydim ne oldum geliyor hemen aklıma; yumuşayan huylarım, değişen kıyafetlerim, sevdiklerim, okuduklarım kısacası hayatım ve hemen sonra ne olacağım, neye dönüşeceğim . korkuyor muyum ? -evet- ama korkum gelecek telaşı değil elimdekileri kaybetmek ve geri dönmek.
o zaman yalının son klibinin son sahnesinde yazdığı gibi : 'sonunu sevmeyeceğiniz hiçbir şeye başlamayın .'

9 Ağustos 2011

en yakınıma yardımcı olamamak çok oturuyor içime . bakışından anlıyorum artık onu, tanıyorum -ondan iyi-. ama dokunamayacağım yerden vuruluyor her defasında .  yanında olmaktan, gözlerinin içine bakmaktan başka yapabileceğim  bir şey olmadığını her anladığımda ve dünyanın gerçekten adaletsiz bir yer olduğunu gördüğümde içim acıyor.  eğer bir şansım olsaydı rüyalara girmek isterdim . madem dünya düzeni izin vermiyor bende anlatmak istediklerini diğer yoldan ulaştırırdım . birbirini kandırmadan kartları açık olarak oynamanın bir yolu olmalı ve sonu güzel bitmeli.
yooksaaa nerde bu adalet nerdee bu devlet nerdee bu millet
?

7 Ağustos 2011






bugünü akşama bağlayabilirsem bu manzaranın uğruna geçicek saatler .

6 Ağustos 2011

-kıvrılarak uyumak vardır içine kapanırsın kimse görmesin diye,
-kıvrana kıvrana uyursun acın dışarı çıkmasın diye,
-hıçkırarak uyursun söyleyemediklerin içinde patlamıştır daha da acıtmasın diye,
-baka baka uyursun resmine belki rüyana girer diye,
-yayıla yayıla uyursun zafer kazanmış gibi,
-kulaklarını tıkar uyursun gerçekleri görme diye,
-yağmuru dinlersin biraz sakinleş diye,
- . . .
-bazende uyuyamazsın o kadar kendinde değilsindir ki sadece gözlerin kapanır geriye kalan her şey ayrı bir alemde, farklı biriyledir. sen sadece gözlerini kapamakla kalırsın . belki uykunda  her şeyi anlarsın diye . . .

3 Ağustos 2011

-kim tutunmuş ki zamana pişman değilim asla

Gelmeseydim, görmeseydim, sevmeseydim, çözmeseydim, seçtiğim olsaydı kısacası  ters köşede olsaydım yarım kalacaktım bence. iyi ki diyorum bir senenin sonunda iyi ki altına bakmışım bu hayatın, bir senede tatmam gereken bütün tatları almışım. ama ben türkiyeyim büyük düşünüyorum ve durmuyorum devam ediyorum. neden çünkü; çalışınca oluyor !!!
Ve tek ihtiyacım şimdiye kadar olduğu gibi  şansım . zaten geri kalan her şey için garanti paracard :]

bir de ben bugün ara güler'in dünyası'nı buldum daha ne isterim

1 Ağustos 2011

-hayat nefesinizi kesen anların toplamıdır-



30 Temmuz 2011

biri gelsin bana bu sevginin aşkın ne demek olduğunu benim nerede yanıldığımı anlatsın . ya bende bir sorun var ya insanların bir kısmında . sevmeyin beni sevmesini bilmiyorsanız ya da yakınımda sevmeyin birbirinizi. aşkın sevginin arkasına sığınıp önümde durmayın. sevgi zannettiğiniz sahiplenme duygusunu bir kenara bırakıp hayatınızdaki tek gerçek olduğunu düşündüğünüz ilişkilerinizden uyanıp dünyada sizden başka insanlar olduğunu anlayana kadar;
''ne ben sezarım
 ne sen brütüssün
 ne ben sana kızarım
 ne de zahmet edip zatın bana küssün
 artık seninle biz,
 düşman bile değiliz.''
                 nazım hikmet ran
düşman bile değiliz..

nazım hikmet

20 Temmuz 2011

şu dengesiz bünyem nasıl oluyor da her izmit dönüşü aynı yerde aynı büyüklükte uçuk-sivilce-uzaylı karışımı çıkarmayı başarabiliyor çözemedim . 

18 Temmuz 2011

                                             
                                                  '' uyan süpermen daha uçacaksın ! ''
Şehir

Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

. . .
                                              Konstantinos Kavafis

3 Temmuz 2011

eğer sanal bir günlük tutuyorsam bu ikisini tanıtmadan günlük bile tutamam .ben hayatımda en çok bu iki yaratığın yanında eğleniyorum. gerçekten gözlerimle gülüp kendimi kasmıyorum. hiç yalansız dolansız küfredebiliyorum . hayatımda enn çok onlara bağırıyorum şiddet uyguluyorum . kısacası onlar olduğu için ben olabiliyorum .  biri 15 yıldır kardeşim diğeri 4 yıllık sıra arkadaşım ve  son bir yıldır ev arkadaşım -artık kelimelerden çok çok öte- ikiside deli/çatlak/kaçık/zeki/gülmeyibilen insanlar ayrıca biri apaçifeyyaz :] diğeri uzaylıtravesti :]  son bir haftayı beraber geçiridk üçte ettiğimiz kahvaltıdan tut ikide  oynadığımız unoya kadar hepsi accaip eğlenceliydi . iyi ki buldunuz beni  :))  

30 Haziran 2011

buraya yazmayalı bir yaş daha yaşlandım . biraz daha büyüdüm ( en azından öyle sanıyorlar : ) . çok gezdim aklımın alamayacağı, geçen doğum günümde dilediğimden çokçokçokçokçokçokçok daha fazla . ayaklarım sandaletimin şeklinde yandı ayağımda artık balık kılçığı gibi garip bir şekil var çevremde yine çok şey dğişti gelen mi dersin uçan mı kaçan mı . . .  değişmeyen tek şey gülüşüm galiba . bir de ev arkadaşlarıma (ki kendileri liseden sıra arkadaşım olurlar -evvet şanslıyım- ) daha da çok bağlandım  . belki de milyonlarca kez ankara üniversitesini kıl payı kaçırıp egeye geldiğim için şükrettim . edebiyat fakültesine girdiğimde evvet doğru yerdeyim diye bağırdığımda bir kaç öğrenim görevlisinin asistanın falan dengesini bozdum öyle yani  .  veee güzel sonn :  dream onnnnn

16 Mayıs 2011

  
küçük şeyler sevindirir ruhumu * misal çikolata için markete gitmeye üşenirken çantamda bulmam  *.*

15 Mayıs 2011

dilim acıtır konuşursam fikrim uymaz yanlışına üzer seni söylersem hiç takılma

8 Mayıs 2011

dinlenmek için izmite geliyorum daha da çok yorulup izmire dönmek için gün sayıyorum fiziksel yorgunluk çabuk geçtide ruhsal olanı dokunuyor . sinir bozuyor . havada yayılıyor , acıtıyor.

28 Nisan 2011

Kanal İstanbulu düşleyen zihinden İzmire Everest dağının bir benzerini ve Ankaraya da Atlantik okyanusunun büyüğünden istiyorum. olamazmıolabilir .

22 Nisan 2011

         * ben daha kalın giyindikçe neden güneş daha çok kızdırıyor ?


*neden bazı  insanlarla ortak çok yönümüzün olmasına ramen karaktersiz çıkıyorlar ?

. çok merak içerisindeyim .

16 Nisan 2011

aklımdakiler:
*alıciiğim bir ceket kıvırıciim kollarını olmaz böyle herkeste var eksik kusur kalırsam uykularım kaçar / ya da herkes biraz daha aynı şeyi giymeye devam ederse çıldıriciiiim tam olucak .
*son 10 günde aldığım en iyi madde HAKAN GÜNDAYın kitabı AZ . şiddetle tavsiye olunur.
*önümüzdeki 10 günde yapabileceğim en iyi şey ingilizce çalışmaya çalışmak değil direk çalışmak yoksa halimiz duman.
*5 yıllık kalkınma planım içindeki en önemsiz  hedefim ise normal bir cem tanımak .
*23 nisan planım annemin adını taşıyan okulda çocuklarla günü geçirmek . 
*yarın ki konumum kitap fuarı .
iyi geceler 

4 Nisan 2011

bayılıyorum                                                              böyle                    
                           bir şeyler                            
                                                                               düşün
 zannet
                             um                                                         hayal et
         sonra                                                gör                    gerçek yüzünü        
                       kahrol                                       .

31 Mart 2011

iki insan arasında kimsenin görmediği camlar var ya  kalsın o camlar yapıııış yapıııış ilişkilere ne gerek var ? ne kadar gerçekler ya da ? belkide o cam insanın kendine verdiği değerdir ya da ilişkisine verdiği değerdir dolaylı yollardan. bir temas  değil ki olay arkanı dönebiliyor musun rahatça.ya da gerçekten iki kişi misin yoksa yarattığın bir şeye kendin bağlanıp kendini mi üzüyorsun?görmek isteyene göre değil bence bu aşk meşk işleri kendini kandırabilmen gerekiyor -bakman gerekiyor-.hiç olmayan bir şeye inanabilmen bazende kendini kandırmak hoşuna gidiyor olmalı . ayakta kalabilmek için illa birine ihtiyacı olduğunu düşünen kadınlardan nefret edişimin sebebi bu galiba kendinden ödün veriyorlar kıyafetlerinden saçından başından gideceği yerden ... bir adam için bütün camlarını kırıp her şeylerini önlerine serebiliyorlar. işte o zaman  çıldırıyorum . kendine verilen aklı ve doğayı iyi kullanamadıkları için.görüyorum, duyuyorum, bir şekilde fark ediyorum ki aradığım çok ayrı bir şey benim ve eğer bunlar aşksa ben yalnızığımı daha çok seviyorum ve değer veriyorum. neyse sakin kalmak lazım tabi bir insan bir şeyi isteyerek ve bilerek yapıyorsa senin yapacağın çok da bir şey yok demektir.
birde bu var .

30 Mart 2011

artık saatlerle oynamasak 60 dakikayı ben 60 günde anca atlatıyorum günüm gece oluyor gece yetmiyor kalkınca sabah olmuyor falan yormayalım bünyemizi fix saat düzeni talep ediyorum

24 Mart 2011


"Where are you hurrying to?
you will see
the same moon tonight
wherever you go!"

 Izumi Shikibu 

hani bir şeyi/kişiyi/yeri/anıyı/durumu . . . unutmak istersin de  her yerden o çıkar, gözüne hep detaylarda takılır, onu hatırlatan bir tını hep kulaklarındadır, görüntüsü gözünü kapamanla başla rya iştee o zaman  onu alıp . . . . ... 
>neyse evet efendim haberlere geri dönüyoruz >
bornovada 3 genç kız aşırı gülüp eğlenmekten sıyırdılar. ilgili ve bilgili kişilerin bu üç kızı aynı eve koymakla büyük hata edildiğini, etki-tepki sonucu dışarıdan katılan katalizörlerle beraber tepkimenin hızlanmasıyla delirmenin hızlandığı sonuç olarak kızların birbirinden ayrılmasıyla beraber bünyede -özellikle çene bölgesindeki kopma ve kasların durumunun- meydana gelen  ağır hasarın zamanla geçebileceğini fakat bu durumunda kalıcı depresyonu tetikleyeceğini açıkladılar.

22 Mart 2011

bir insanın kendini güvende ve mutlu hissettiği bir ortamda  bulunmak  o ortama katkıda bulunmak daha da güzeli değişimi görmek ve onunla beraber eğlenmek işte bu paha biçilemez.



dinozor ailemiz



vee kendi ağaçları devamı bugün yarın öbür gün . . . umudum  hayatları boyunca

21 Mart 2011

pazartesiyi atlayıp direk salıdan başlasak
 yine aynı durum, aynı terslikler, kolay
uyanamama, sinir harbi, . . . olur mu acaba
 merak içerisindeyim .
bir de bu var. dursun  kaybetmeyelim .
iyipazartesilerefendim

17 Mart 2011

annem uyandırırdı beni . sakin sakin ''hadi kızım kalk güzel kızım'' diye . şimdi sabah alarm çaldığında annemin sesini arıyorum odada. gözlerim kapalıyken hayalini görmesi kolay oluyor -artık kazınmış beynime- ama alarm sesim matkap sesi olunca sesini duymak biraz zor.evden çıkarken de iki eliyle kavrayıp suratımı gözümden öte içe bakarak ''bütün başarılar senin olsun'' derdi . çocukları söz konusu biraz bencildi ne yapalım :] bunu atlatmanın yolu daha kolay bende aynaya bakarak -en azından aynadaki ipeğin gözlerine bakarak- ben bir şeyler başardıkça annem hep yanımda diyorum . neyse çok konuştum bana artık okul yolları

14 Mart 2011

 bu sıralar  bu siteyi çok pis takip ediyorum bir de 16 saattir bu şarkıyı söylüyorum ayrınca erken yatmam yatmam gerekiyor ama ben hala bunlara devam ediyorum.  .zor.
dönüp dolaşıp aynı şarkıları dinliyorum, aynı yollardan geçiyorum kısa diye,  aynı insanlarla gülüyorum rahat rahat, aynı bardaktan içiyorum suyumu anıları var diye,  falan işte ama  mutlu oluyorum bu olaydan garip  .

12 Mart 2011

çocuklar not korkusu, hoca baskısı olmadan müzik eşliğinde neler yapıyor neler . 3 haftadır TEGV'de düşler atölyesi etkinliğine giriyorum ( ben dediysem tek değilim yanımda bir arkadaşım daha oluyor ) biz mi onlara bir şey katıyoruz yoksa onlar mı bize öğretiyorlar orada kafam çok karışık. bizim sınıflarımızdaki öğrenciler bölgenin sorunlu okullarından geliyorlar . (sorunludan kastım aileden çevreden kısacası hiç kimseden takdir görmemiş , kendine olan inancını her göstermek istediğinde kimsenin ilgilenmediği ) ama onlara kendi isimlerinin yazdığı bir kart veriyoruz yakalarına asmaları için, en ufak bir kararda bile onların fikirlerini dinliyoruz, anlaşmalarımızın altına imzalarını attırıyoruz (imza olarak o kadar güzel şeyler yapıyorlar ki o kağıda yıldız, güneş, ... )ve en önemlisi bize yeşil bir ağaç çizin demiyoruz ; bize kendi ağacınızı çizer misiniz diyoruz . ve sonuç hayal güçlerimizin ötesinde oluyor her seferinde. tabi boya yaparken ya da etkinlik sırasında dağılan atölyeyi yine beraber çocuklarla temizliyoruz. ilk başladığım gün çocuklar temizleyemez sonra biz gönüllüler tekrar sileriz diye düşünüyordum ama benden ( ve yüksek ihtimalle sizden) daha iyi temizliyorlar. ellerindekinin kıymetini bilmek mi yoksa mutlu oldukları yeri tekrar bulabilme isteğimi bilemiyorum hislerini ama şu bir gerçek ki  dünyayı çocuklara bırakabilsek ya da onların içindeki çocuğu öldürmeden büyütebilsek yaşadığımız yarler çok daha yaşanası ve renkli olacak .  





5 Mart 2011

ben izmirdeyken aldığım her nefes daha güzel geliyor. vapur değişik formüllü bir suyun üstünde gidiyor sanki. ya da insanlar farklı bir maddeden yapılma. sokak taşları her adımda başka bir yere götürüyor gibi. izmirdeki her şey ayrı bir masaldan çıkma gibi.

2 Mart 2011

Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki
Parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
İyi kitaplar okudum bir b.ka yaramadı..

Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
İşin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
Küsmesi,barışması,ayılması,bay
ılması
Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma s.çtı..

Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
Ben seni severim sevmesine de
İş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim..

                                                                                                     Ah Muhsin Ünlü



böyle bir yer aslında benim yaşadığım ...

1 Mart 2011

odun insanın hisli kardeşi diye bu şiiri yazana derler .
kardeşim sağ olsun artık benim için yazılan bir şiir var :
I dreamed of establishing a life.
Perhaps I'm a unlucky man,
Dont think that,
The difficulty of loneliness.
You've been my dream when I was young.
I know, be able to pass our lives together.   

28 Şubat 2011

  .                       inceleşti yabancılaştı
                                                                      gidecek miyiz yoksa  .                                             hiçlik değişti yokluk değişti    .
                      nasıl gördüğün düşü yeniden istersen 
                                                              .   zamanı gelince nasıl terk eder kuşlar
seni sevdiğimi anladığım günden beri  .
                                                                            yaşıyor muyuz unutacak mıyız yoksa  .
ileride (okulu bitirebilirsem tabi) psikolog olduğumda baktım olmuyor yardımcı olamıyorum gelen insanlara götürüp bir mutfağa bırakıcam. önüne de ıspanak, hamur, un, çikolata, . . . ne varsa yığıcam . girişe de kocaman bir yazı : ''dağıtabildiğiniz kadar dağıtın bulaşıklar bize aittir ! '' artık dahada yardımcı olamazsam diyecek sözüm yok hakim bey !

26 Şubat 2011

everybody lies'' başka söze ne hacet !!!
bir tiyatro hocasının önünde şiir okudum ve bana hissiz dedi ne yapalım yani aşık olunacak adam karşımıza çıktıda bizmi hislenmedik ??? sorarım .

25 Şubat 2011

bir insanı ilk tanıdığın andaki hislerini değiştiremiyorsun ya ne fenadır o öyle. bilinçaltı kaydetmiş bir kere doğruluğu önemli değil senin gerçeğin artık o düşünce. geçmiş olsun  

23 Şubat 2011

.herkesin hayatı ayrı bir şarkıdır duyabilene.

             Like a soul without a mind In a body without a heart I'm missing every part

21 Şubat 2011





biri kar küremi ters çevirdi ortam hareketli, eğlenceli, karışık, . . . seviyorum bu tempoyu, izmirde olmayı, geride bıraktıklarımı, izmiti buradan seyretmeyi . zakkumun albümüde çıkıyor ohh değme keyfime ~
 http://www.youtube.com/watch?v=xdpcjtRW2jY

17 Şubat 2011

''ben sana tır alsam senin ayakkabıların ve ojelerin yine sığmayacak.'' demişti babam bir keresinde adam haklıymış yahu. az önce bir bavul ve el çantası hazırlamışım evlere şenlik. annemin gülmekten migreni tuttu, ben gülerken yere düştüm hafif yaralı, . . .  az kalsın kocaeli ayağa kalkıyordu . şimdi tek dileğim havaalanında o çantaları her hangi bir sebepten açmasınlar. yoksa hem gülmekten beni yerden toplayamazlar hemde bu akşama olan özlemimden  ağlamamı durduramazlar .  bundan sonra her bavul toplayışımda ben bu geceyi hatırlarım . madem hatırlarım fondada bu çalsın o zaman iyi geceler
*

15 Şubat 2011



Pablo Neruda başka ama bu satırı bambaşka:
''ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar. ''

12 Şubat 2011

belkisi falan yokmuş herkes bir şekilde kendi seçtiği hayatı yaşıyormuş.offlanmaları puflanmaları bir yerden sonra insanın ayna karşısında kendi suratına yapması gerekiyormuş .
sevgiler 

9 Şubat 2011




yaşamak alışmalardan sonra alıştığın
her şeyle savaşmaktır®

29 Ocak 2011





basit bir hapşırma olayından sonra Merve ve benim aramdaki soluksuz kutlama :




m: hapşıuıuuıuııuıııııuıuııı
i: çok yaşa
m: hep beraber
i: iyi yaşa
m: hep beraber
i: mutlu yaşa
m: hep beraber
i: sağlıklı yaşa
m: hep beraber
i: huzurlu yaşa
m: hep beraber
i: kahveli yaşa
m: hep beraber
i: pastalı yaşa
m: hep beraber
i: çikolatalı yaşa
m: hep beraber
. . .
m: e akıllı yaşa yok mu??
i: kim çekecek onu şimdi boş ver

25 Ocak 2011






 anne çorbası olsaydı       iyiydi

24 Ocak 2011






                                 *.*
''domuz gibiyim ben, beni veterinere götürün, hiç bir şeyim yok benim,  . . . '' 4 ay boyunca domuz gibiydim şimdi son sınavlarıma 2 gün eve gitmeme 7 gün kaldı nezle, uçuk, sivilce hepsi birden su yüzüne çıktı . işte şimdi tam yandaki domuzcuğa benzedim. birde evdekilerin  '' üstü açık yatma, şalını unutma, . . . '' gibi klişelerini dinleyince hıh tam olucak.
hadi bana kolay gelsin
http://www.youtube.com/watch?v=dvgZkm1xWPE&feature=channel

23 Ocak 2011



 Dünya leyla
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş aynı yerde

Dünya hülya
Hayaller bitince
Hayat bulmuş senle bende

Bak gece gündüz oldu yine
Zaman durdu tek kadehte
Kime ne
Yok bitmez dertler içince
Boş bahane
Vur dibine

Dünya leyla
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş hep boş yere

Dünya güya
Şişenin dibinde
Kafam bi dünya oldu senle

Bak gece gündüz oldu yine
Zaman durdu tek kadehte
Kime ne
Yok bitmez dertler içince
Boş bahane
vur dibine

Dünya leyla olmuş
Unutmuş aşk nerde
Dönüp durmuş hep boş yere

Dünya hülya olmuş
Gerçekleri bitince
senle bende soluk bulmuş
    
                   JEHAN BARBUR







klibi de ayrı güzeldir :



22 Ocak 2011

  Böyle yerlerde yaşamalı / yaşlanmalı . . .





biraz renk, azıcık değişiklik, iki parça mutluluk, üç-beş damla kahve, bir iki sayfa kitap; kıymetini bilene çok bile.
36 saat uyanıklık üzerine 14 saat deliksiz uyku çekip sonbahar havasına uyanmak güzel şey.
tabi birde içeride hazır kahvaltı olsaydı ne güzel olucaktı ya da ben sabah sabah radiohead'a takılmayıp hazırlasaydım . neyseki geldi ev arkadaşım şimdi kahve ve sohbet beni bekler . bol sonbaharlı günler

ayrıca:http://www.youtube.com/watch?v=IBH97ma9YiI&ob=av3el

20 Ocak 2011

Resim yazısı ekle
  




''Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler.. 

Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak .. 
Yoksa hangi balık boğmuş kendini; 
Hangi serçe atlamış damdan... ''
  —Fyodor Mihayloviç Dostoyevski






























17 Ocak 2011



8 aydır bir şey yazmamış olmam ölmüş olduğum anlamına gelmiyor tabi.çok şeyler değişti; yaşadığım yer, kişiler, zamanım, okuduklarım, inandıklarım, dinlediklerim, . . .  kısacası ben değiştim 8 ay insanın hayatı tersten okuması için yeterli bir süreymiş hatta fazla bile sayılabilir .