'Ne renk olduğunun önemi yok. Mühim olan neye renk verdiğin...'
17 Mart 2013
insan aynı anda birden çok şey düşünmemeli. hele hele hiç hissetmemeli.
yoksa, ne yazabiliyor, ne sese döküyor ne de anlatabiliyor. gözüne ışık tutulan kedi misali, kalıveriyor. her nöronu ayrı ayrı çalışırken insan evladı huzura eremiyor.
canının her zerresi ayrı ayrı acımışsa yeni gelen darbeler birikmekten başka bir işe yaramıyor. birike birike çürümeye başlıyor zamanla. sorularla ayrışıyor sonra o birikinti. -sorularla canını tekrar tekrar ayrıştırıyorsun.-
sonuç olarak kendi canını en çok kendin yakıyosun.
çünkü; takmışsın diline bir sevme stili, inanmışsın ve hala inanıyorsun bir de buna körü körüne.
sevgi kimseyle ilgili değilmiş bir tek seveni bağlıyomuş, fasso fisso .
üzüldüğünde insan kendini bile dikkate almak istemiyor.
dinlemek istemiyor.
hele ki aklına uyup inanmayı reddediyor.
çünkü hangi yolu seçerse seçsin hep o üzüldüğü şey karşısına çıkıyor. dikkate alsa da inansa da hep o can yakan şeye oluyor bütün eylemler böylece canı daha çok yanıyor
ve bunlar olurken ana sahnede zaman akıp gidiyor.
günler aylar neler getirecek kimse bilmiyor.
15 Mart 2013
Clade Levi-Strauss demiş ki ;
'' Bütün dünya yüzeyinde yalnızca tek bir kültür ve tek bir uygarlığın olabileceği zamanı artık kolayca düşünebiliyoruz. Gerçi ben bunun gerçekleşebileceğine inanmıyorum, çünkü fiiliyatta daima -bir taraftan homojenleşmeye diğer taraftansa yeni ayrımlara yönelik- karşıt eğilimler vardır. Bir kültür ne kadar homojenleşirse içsel ayrışma çizgileri o kadar belirginleşir; ve bir düzeyde kazanılanşe, hemen ardından başka bir düzeyde kaybedilir. ''
üstelik bunu 1978 yılında söylemiş. saygılar şelale.
'' Bütün dünya yüzeyinde yalnızca tek bir kültür ve tek bir uygarlığın olabileceği zamanı artık kolayca düşünebiliyoruz. Gerçi ben bunun gerçekleşebileceğine inanmıyorum, çünkü fiiliyatta daima -bir taraftan homojenleşmeye diğer taraftansa yeni ayrımlara yönelik- karşıt eğilimler vardır. Bir kültür ne kadar homojenleşirse içsel ayrışma çizgileri o kadar belirginleşir; ve bir düzeyde kazanılanşe, hemen ardından başka bir düzeyde kaybedilir. ''
üstelik bunu 1978 yılında söylemiş. saygılar şelale.
7 Mart 2013
zalimsin birsen tezer
duymayı bilsen...
görsennn... dokunabilsennn...
ahh bilsen!
Seni sevdiğimdendir
gelirim ben bu yere ...
kafam bozuk,
gönlüm soluk,
dilim donuk, bu dümende.
çünkü o Birsen TEZER !
gelip sesiyle, takımıyla insanın ağzına sıçıp gitmek bence tabiatında var. yazdığı o şarkılar, söyleyişi, elleri, gözleri, onun sevdiği adam olmak var bu dünyada.
bu dünyada adammm gibi seven birsen gibi onlarca kadın var.
elinde kuş tutarcasına hassas,
kalplerine,içlerine yazdıkları adamın adının üstüne isim yakıştırılmasından dahi tiksinen,
saf sevebilen kadınlar var.
daha dokunmadan, sadece o adamın sesiyle içinde dünyaları yakıp yıkan,
sırf gülümsemesi uğruna onlarca duayla, totemle, büyüyle dünyayı döndüren,
dünyadan önce kendi hayatını kendi durduran, onlarca kadın.
ve bu kadınlar o adamlara beddua etmiyorlar, üstlerine yara bandı kapatmak ya da başka bir adamın canını yakarak öc almak da istemiyorlar.
o adamların canları yanar diye belki adamlardan bile çok korkuyorlar da bir
di gel yanıma yetti canıma usandım!
diyemiyorlar.
sevmelerimize, sevme şekillerimize sağlık.
yarın 8 mart, dünya kadınlar günü ve ben bu kadar anlamlı bir günde kocasının kuklası kadınların pırlantadan faydalanmayı bir kutlama saydığı, çocuk gelinlerin sayısının her gün arttığı, en basitinden jinekolojik muayeneye gittiğinde bile istismara uğrayan kadınların kol gezdiği bir zamanda kutlamak yerine değerlendirmek, okumak, daha çok düşünmek taraftarıyım. karanfil değil de kitap dağıtın kitapçık dağıtın yarın en azından.
5 Mart 2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

