6 Mart 2014

 


özledim!
hep dilimdedir benim, çok şanslı bir insan olduğum. artık çantasını kurtardığım o teyzenin duası mı, içime kaçan at nalı mı, babaannemin döktüğü kurşunlar mı bilemicem. ama bir kez daha kanıtlandı ki ben cidden çok şanslıyım. erasmus gibi saçma bir oluşumun içindeki güzel insanları bile bulabildiğime göre ben cidden şanslı bir insanım :]]

gelelim bizim kuru fasulyeye fabada dedikleri noktaya...
ne kadar güzel insanlar, anılar, müzikler biriktirirseniz özlemi de o kadar büyük oluyormuş. attığım her adımda mutlaka bir kişinin daha adı var.  zaman yanlarında akarken hiç anlamamışım ben bir gün gelip de onlardan ayrı kalabileceğimi. misal büşraaaa diye her seslendiğimde hep cevap gelecek sanmışım. ve beklediğim cevaplar gelmediğinde ağır oldu benim için kendi kendime cevap vermem.

bizzat ben kendim....
hiç olmadık bir saatte sokaklarda fütursuzca dedikodu yapmayı çok özledim mesela. gözümle bir çok şeyi anlatmayı,  gece körü börek kokularıyla kendimden geçmeyi, fal bahanesiyle psikologluk işimi çok can insanlarla halletmeyi, derslere girip çıkarken sataşmayı, beraber dizi seansları yapmayı, ...

dondurucu soğukta kahve kokusu bahanesiyle sohbet etmeyi, bekleyip de yeni duyduğum o insan sesini, git gel telaşını, ihtimalleri, tanıdık tınıları, anıları olan yerleri, masayı, şehri,...

sabahın bir körü hazır güzelim türk kahvaltılarını, atışmaları, arkalardan sövmeleri, cam sil ve domestos kokularını, baba göbeğinde uyuyakalmayı, ....

özledim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder