30 Aralık 2012

Aile Bağları

o bizim küçüklüğümüzdeki diziler, kitaplardaki aile yemekleri falan hep uzaktayken güzeller. gerçeğe uyguladığında elinde yalanlar silsilesinden başka bir şey kalmıyor.

       *mutluyum,
      *a olur mu şükür derdimiz tasamız yok,
     *evet evet hocalarımız sağ olsun,
    *kızlarla beraber çok sık yaparız o yemeği biz de,
  *
 *
*  gerisi samanyoluyla yarışır da tur bindirir.
gelip görsen sorup da düşünsen...
yalanımı TEPErler !

şimdi padişahın ilk prensesiyim ya ben ! dünya iyisi, insan güzelim ya;
şu an içinde bulunduğum saraydan çık tepedeki malikanemize gel dicem de oraya da gelme bence yani o malikane iç acısı ve hatta iç gıcırtısı. hiç mi bitmez hiç mi gerilemez ?
yaş ilerlemesi hayat gerilemesine kesin sebep midir ki? / ki asla bunu reddediyorum!
biraz daha düşünelim; peki nasıl ?
-çok sıkıntılı soru bu, bu sonra- 

0.0

zamanın neresinden tutsan hep birinde bir ahh kalıyor. ben denedim ne içersen iç hiç bir kafayla cevap veremedim. sövdüm sonrada.
-ben zaten hep hatalı sorular sorarım belki de ondan- 
+ ben zaten hep sonradan söverim- 
+sövdüğümün sevgiden geldiğini bile bile kanata kanata söverim-
+ama sövdüğümü kimse görmediği için bir kere daha söverim-

0.0

 insanlar birbirine yalan söylüyorlar. söylemeyi de seviyorlar. onlara söylenen yalanlarla ayakta kalmayı başarabildiklerinden bir başkasına yardım etmenin verdiği mutlulukla söyledikleriyle yaşıyorlar. arada deforme oluyorlar ya o da karşısındakinin yalandaki acemiliğinden.
lütfen yalanlarımıza çalışalım hayatlarımız birbirine kanla bağlı !

0.0
şimdi biraz da aynı evde mahkum olanlardan bahsedelim.
-hatır kalmasın, sonra dönüp okuyorum ben bunları-

ama şu an yazamıyorum çünkü aynı anda ok şey düşünüyorum çünkü promilim yeterli değil. 
alkolün en sevdiğim yanı da bu ya düşüncelerini sıraya diziyor. eloşun da dediği gibi bunu sonra çok sonra yatarken yazayım. şimdi mutlu hayatıma dönmem lazım :*



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder