bazen kelimelerin hiç bir anlamı kalmıyor ve ben sadece seni istiyorum. neye, neyi, kimi istiyorum bunların bir cevapları olmasa da, bu satırları okumayacak, okusan da anlamayacak kadar az olsan da, anlatsam belki anlarsın.
ve anlasan belki ... - bu cümlenin sonu sadece belki acı bir belki -
olsan da şimdi değil sadece,
ikimiz hakkında bildiğim,
hissettiğim tek şey bu
sadece şimdi değil.
ne zaman inan bilmiyorum ama daha çok hatunun teninden geçmen lazım bunu biliyorum. hiç birinin sende bu kadar
ama o zaman bir ömrü diğerleriyle harcayacaksın.
ve ben böyle akşamlarda; biraz rakı, biraz acı en derinine kadar hissederken pişmanlığı ve günahı
en derinden bir dua kopacak senin için sadece üç kelime;
'' çok mutlu ol.''
ama içten bir şeytan sürekli fısıldayacak;
''hep benimle mutlu ol.''
aslında bunu sana söylemeyecek kadar çok ve bir şeyleri saklayacak kadar az ömrüm var.
tüm bunları bile bile ladese girmek sonucu göre göre, tuzdan kavrulup yok olmak
çok da acıtmıyor bana bıraktığın oncaa anıyı düşünce - onca anı dediysem en fazla bir gün eder toplamı-.
her ne kadar dünya dönse de şu an sabit kalan tek noktasın ve her ne olursa olsun sabit kalacağını hissetmek acıtsa da canımı, sen oluşundan dolayı hep bir
olur da alsancağın en olmadık yerinde bir güneş batımı seni yakalarsam ve sen de 3-4 saati çok görmezsen bana daha ne diye uğraşıyım?
bu kadar basit aslında istediğim .
sadece
sen.
sadece
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder