Ben annemden salça yapmayı öğrenmedim; hep daha önemli işleri oldu. Bu önemli işlerinden insanları nasıl seveceğime, nasıl sabredeceğime ve nasıl ben olarak kalacağıma dair alt yazılar okudum. Bilmem salça yapsa bunları anlatabilir miydi. Ha istese salça da yapardı ama o klasik ev işlerini hiç bir zaman normlara uygun seviyede önemsemedi. Kocasını nasıl sevdiğini sayfalarca anlatabilirim size ama kocasına nasıl hizmet ettiğini anlatamam. Babamı nasıl eve dahil ettiğini biliyorum ama anneme denk düşmeyen durumda nasıl çemkirdiğini de öğrendim. Ve şimdi tüm gördüğümü, duyduğumu, bildiğimi unutamıyorum. Bir kase salça, 10 bilezik ve çocuk sıralaması yapamadığım için arkadaşlarıma gıptayla bakacağımı öğretmedi annem, kızgınım. Mutlu olmadığım yerde kalmamam gerektiğini nasıl öğretti hiç bilmiyorum, bilsem yarın hamile kalıcam. Ve birini katman katman tanımayı, sevmek için anlamak gerektiğini, karşılığını beklemeden vermenin dozunda kullanıldığında bir kerizlik değil lütuf olduğunu, sesimdeki cıvıltının en büyük büyü olduğunu salça yapmayan annemden aldım ben. Sesi cıvıldayan annelerin, cıvıltılı yavruları oluyormuş.
En azından şimdilik umudum var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder