okuduğum tüm kitaplar, izlediklerim, dinlediklerim, gördüğüm hayatlar, geçtiğim insanlar bana hep bir şeyler söyler. hafızamın kilitli bir yerinde günü gelince kullanmak üzere sakladığımı, bildiğimi, öğrendiğimi düşünürdüm . düşünürdüm çünkü yaşadıkça o kutudakilerin aslında hepsini yaşamış ama hiç birini kullanamamış olduğumu fark ediyorum. canımın yanması dengesizliğe bağlanmış bu ipek yaşamak ve kullanamamanın acısında galiba. ya da bu da değil.
biri çıksın öyle bir şey desin ki her anlamda daha az acısın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder